Arşiv | Ankara’da yaşam

sevval-rabia-burcu

Etiketler: , , , ,

Sokakta 3 genç müzisyen

20 Eylül 2015

Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencileri Burcu Bostancı, Rabia Kartal ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencisi Şevval Sezen Satıcı, kurdukları müzik grubuyla Tunalı Hilmi Caddesi’nde Ankaralılara müzik dinletileri sunuyor.
Üç genç kız, caddede kimi zaman ünlü bestecilerin klasik eserlerini kimi zaman da Türkçe müzikler seslendiriyor. Daha önce Safranbolu’da sokakta müzik yapan grup, Ankaralıların da kendilerine büyük ilgi gösterdiğini ve sahne yerine sokakta çalarak insanlara daha kolay ulaştıklarını söylüyorlar.
sevval-rabia-burcu

Yorum (0)

MURATGERMN

Etiketler: , , , , ,

Ankara’nın kent planlamasını yansıtan sergi

09 Temmuz 2015

Murat German, Ankara’nın kent planlaması ve kent kültürünü yansıtan fotoğraf sergisini Ankara Kalesi’nde bulunan Erimtan Müzesi’nde açtı. Sergi, 30 Eylül 2015 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Ankara’yı merkezine alan sergi, fotoğraflar üzerinden kente ve kent kültürüne etki eden kararlar ile yapılan değişiklikleri ele alıyor. 3 – 8 metre arasındaki panoramaların, yüzlerce A4 ebadındaki belgesel nitelikte fotoğrafın ve bilgisayarla dönüştürülmüş bazı fotografik imgelerin yer aldığı sergiyi gezenler, kentin şimdiki ve geçmiş zamanları arasında karşılaştırma yapma fırsatını yakalıyor.

Murat Germen, sergide kültürel mirasın sürekliliğinin, kamusal ve yeşil alanların yok sayılarak, kente ve kültüre karşı yapılan yüzeysel dayatmaları ele alıyor.  Sanatçının internet sitesi http://muratgermen.com‘da çalışmalarından bazılarını inceleyebilirsiniz.
murat-german

MURATGERMN

Yorum (0)

Ankara Fotoğraf Yarışması sonuçlandı

Etiketler: , , ,

Ankara Fotoğraf Yarışması sonuçlandı

12 Kasım 2014

Ankara Kalkınma Ajansı ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu tarafından gerçekleştirilen “Ankara Fotoğraf Yarışması” sonuçlandı. Yarışmada birinciliği Tuna Akçay‘ın “Pus” isimli çalışması kazanırken, ikinciliğe S.Ali Ünal‘ın üçüncülüğe ise Hasan Zer‘in çalışması layık görüldü. Çalışmalarına mansiyon verilen isimler Gül Yıldız, Mustafa Hasöksüz ve Bülent Suberk oldu.

Toplamda 1230 fotoğrafın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren, mansiyon alan ve sergilenmeye değer görülen fotoğraflara Ankara Kalkınma Ajansı internet sitesinden ulaşılabilir.

FOTO-ANKARA

 

 

Yorum (0)

GOKDELEN

Etiketler: , , ,

Ankara’daki gökdelenler

29 Temmuz 2014

Bir ülkedeki yüksek bina sayısının fazlalığı, gerçekten o ülkedeki uygarlığın, zenginliğin, huzurun veya mutluluğun göstergesi midir? Haberlere göre; Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre gibi ülkelerin bulunduğu Avrupa kıtasında en fazla gökdelene sahip ülke Türkiye.

Hürriyet Ankara’dan Gamze Kolcu’nun haberine göre; Türkiye, 141 binayla Avrupa’nın en çok gökdelene sahip ülkesi. Ankara ise özellikle  Eskişehir Yolu ve Çukurambar bölgelerinde yoğunlaşan yüksek binalarıyla , Paris ve Frankfurt gibi önemli metropolleri geride bırakıp Londra’nın ardından 4. sırada yer aldı.

Türkiye’deki yüksek binaların sayısı hızla artıyor. Avrupa’da en çok gökdelene sahip olan Türkiye’de 141 yüksek bina yer alıyor. Yüksek binaların şehirlere göre dağılımına bakıldığında 91 binayla İstanbul en fazla gökdelenin bulunduğu il olurken, Ankara 37 binayla ikinci sırada yer alıyor. Diğer taraftan Ankara, yüksek binalarıyla Paris ve Frankfurt gibi önemli metropolleri geride bırakıp Londra’nın ardından 4’üncü sırada bulunuyor.

Son dönemlerde Başkent’te sayısı hızla artan yüksek binaların kentin gelişmişlik düzeyinin göstergesi olmadığını belirten Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Emre Sevim, Ankara Hürriyet’e şöyle konuştu: Haberin devamı…

 

GOKDELEN

Yorum (0)

Atakule tartışmaları

Etiketler: ,

Atakule tartışmaları

28 Nisan 2014

Hürriyet Gazetesi’nden Ender Baykuş’un haberine göre; Ankara’nın sembol yapılarından Atakule’nin AVM kısmındaki yıkım, yeni tartışmalar başlattı. Mimarlar Odası’nın önceki gün yaptığı, “Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı var” açıklamasına Atakule Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, “Bu yönde verilmiş herhangi bir mahkeme kararı yok” yanıtını verdi.

Çankaya’da Ankara’nın ilk, Türkiye’nin ikinci AVM’si olarak 1989 yılında açılan Atakule, başkentin simge yapılarından biri oldu. Zamanla kentteki AVM’lerin sayısının artmasıyla Atakule unutuldu. Atakule Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ. simge yapının AVM kısmında yenileme kararı aldı. Atakule’nin 125 metre uzunluğundaki kule kısmının kalacağı, sadece alt tarafta bulunan AVM bölümünün yıkılıp yerine yenisinin inşa edileceği açıklandı.
Haberin devamı…

atakule

 

Yorum (0)

Anadolu’da leopar hikayeleri

Etiketler: , , , ,

Anadolu’da leopar hikayeleri

05 Kasım 2013

Geçen gün Diyarbakır’ın Salmaz Köyü’nde çobanlara saldırdığı için öldürülen leopar, akla 1974 yılında Ankara Beypazarı’nda yine köylülerce öldürülen leoparı (anadolu parsı’nı getirdi.

Kırk yıl sonra yine ölüsünü gördük, canlı görmek nasip olmadı” diyen Yalçın Ergir’in internet sitesinde konuyla ilgili değerli bilgiler yer alıyor.  www.ergir.com/son_anadolu_panteri_yazi.htm

Atlas Dergisi de iki yıl önceki sayısında konuya yer ayırmıştı: “Son Anadolu leoparı (Anadolu parsı-Panthera pardustulliana) 17 Ocak 1974‘te Ankara’nın Beypazarı ilçesi yakınlarında görülmüş ve aynı gün öldürülmüştü. İlçeye altı kilometre mesafedeki Bağözü köyüne yaklaşan leopar, tek başına bahçeye giden Havva Köksal’a saldırmış ve onu kolundan yaralamıştı. Olaya uzaktan tanık olan bir kadın ‘Havva’ya canavar saldırdı’ diyerek köylüyü ayaklandırmıştı. Köylüler daha önce hiç görmedikleri ve kurt sandıkları ‘canavar’ın peşine düşmüş ve bilinen son Anadolu leoparı, köyün muhtarı Ahmet Çalışkan’ın mavzerinden çıkan dokuz fişeğe yenik düşmüştü.” Yazının tamamı..

beypazari-pars

 

Yorum (0)

Ağaçlar bir gecede yok oldu

Etiketler: , , , , ,

Ağaçlar bir gecede yok oldu

22 Temmuz 2013

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Akın Caddesi üzerindeki Yunus Emre Parkı’ndan ağaçları bölgede yaşayan vatandaşların tepkisine rağmen teleferik istasyonu yapılacağı gerekçesiyle söktü.

Belediye’nin Yenimahalle – Şentepe arasına yapacağı teleferik hattının bir istasyonunu olan Yunus Emre Yeşil Alanı’na dün sabaha karşı 03.00’te Çevik Kuvvet ve TOMA eşliğinde operasyon yapıldı. Ağaçlar kepçelerle yerlerinden söküldü. Yunus Emre Yeşil Alanı artık tarihe karıştı.

Gece yarısı operasyonu ile yeşil alanda bulunan 30 yaşındaki 35 karaçam ağacı yok oldu. Ayrıca bin 700 metrekare büyüklüğündeki alana da ilk fırsatta teleferik hattının bir istasyonunu yapılacak. Ankara için bir ulaşım aracı olup olmadığı konusunda şehir plancılarının olumsuz görüş belirttiği teleferik için Yenimahalle böylece bir yeşil alanını daha kaybetti. Yenimahalle’nin merkez bölgesi yeşil alan ve otopark açısından ciddi yoksunluk yaşıyor. Haberin detayı

yenimahalle-yunus-emre

Yorum (0)

Sahibinden satılık zürafa!

Etiketler: , , ,

Sahibinden satılık zürafa!

12 Temmuz 2013

Atatürk Orman Çiftliği içinde yer alan Hayvanat Bahçesi 2011 yılında Tarım Bakanlığı ile yapılan bir protokol ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmişti.

Hürriyet Gazetesi’nden Oğuz Demir’in haberine göre Ankara Büyükşehir Belediyesi, aralarında aslan, kaplan gibi vahşi hayvanların da yer aldığı Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan bazı türleri satacak. Satılığa çıkarılması planlanan hayvanlardan zürafa 220 bin TL değerle ilk sırada yer alıyor.

Haberde: “Ankara Büyükşehir Belediyesi, AOÇ Hayvanat Bahçesi’nde yaşanan ‘barınak sorunu’ ve ‘hayvan popülasyonunun artması’ gerekçeleriyle, bazı hayvan türlerini satışa çıkarmaya hazırlanıyor” deniliyor.

AOÇ Hayvanat Bahçesi’nde barınan bazı hayvanların satış gerekçeleri ve fiyatlarını belirledi.

Hayvan satışıyla ilgili hazırlanan komisyon raporunda şu bilgilere yer verildi: Haberin devamı…

zurafa

Yorum (1)

AOÇ ve küçük kulübe

Etiketler: , , , , , ,

AOÇ ve küçük kulübe

10 Haziran 2013

İstanbul Taksim’de Gezi Parkında başlayan ve tüm yurda yayılan protesto eylemlerini, parkta bulunan ağaçların sökülmesine engel olmak isteyenlerin üzerine polisin su ve biber gazı sıkması tetiklemişti.

Çevre duyarlılığı ile başlayan eylemler, kısa zamanda büyüyerek iktidarın politikalarını desteklemeyen çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu muhalif gösterilere dönüştü.

Bütün bu olaylardan sonra Ankara’lılar “madem işin özü sökülmek istenen o üç ağaç, peki Atatürk Orman Çiftliği’ndeki ağaçlar ve manevi değeri?” diye sormaya başladı.  Atatürk Orman Çiftliği’nin ortasına yapılan ve Başkanlık Sarayı olacağı söylenen bina yüzünden kesilen ağaçlar, Belediye’nin AOÇ’nin ortasından geçirdiği yol (ilgili haber) ve biraz bilgi kirliliği olsa da ABD büyükelçilik binası için tahsis edildiği söylenen arazi  (ilgili haber) tartışılmaya başladı.

Haftasonu bu duyarlılığa sahip Ankaralılar AOÇ’den Kızılay’a yürüyerek AOÇ’deki yapılaşmayı protesto etti.

AOC

Aslında tepkiler AOÇ’nin 1. derece sit alanı durumunun 3. derece sit alanına dönüştürülüp yapılaşmaya açılmasıyla başlamıştı. Ancak medyanın ilgi göstermemesi ve belki biraz gözden uzak olması sebebiyle tepki cılız kalmıştı. Son olaylar Ankaralı için manevi değeri olan Atatürk Orman Çiftliği’nde pek çok ağacın kesilmesine-sökülmesine neden olan yapılaşmaya itirazları biraz daha belirginleştirdi. Elbette twitterde gerçek dışı spekülatif haberler de paylaşıldı. Bölgeye uzak olan “Atatürk Köşkü’nün de yıkılacağı” haberi gibi.AOC-EYLEM

Konuyla doğrudan ilgisi olmasa da o bölgeye yakın bir yerde Söğütözü’nde Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi’nin hemen karşısındaki küçük kulübe’nin hikayesi geldi aklıma.

Atatürk’ün arada sırada gelip dinlenmek, huzur bulmak için yaptırdığı, ancak 2000 yılında tekrar restore edilerek müzeye dönüştürülebilen küçük kulübeden çoğu Ankara’lı haberdar değildir ya da unutmuştur.

Orman Çiftliği’nin içinde inşaası süren devasa yapıyı biraz uzaktan da olsa sessizce izleyen bu küçük kulübeyi:
“Mustafa Kemal hiçbir konuta, hiçbir köşke özel eşyalarını bu kulübeye yerleştirdiği kadar itina ile yerleştirmemiştir. Sedirde serili annesinin seccadesi, çay takımları, semaveri ve şöminesini yakarken kullandığı körüğü hâlâ yerli yerinde durmakta” diye anlatıyor Feridun Büyükyıldız.

ATAturk-kulubeAtatürk’ün, devletin imkânlarını kullanmadan kendi maaşı ile yaptırdığı, fidanlarını kendi elleri ile diktiği kulübenin hikayesini Feridun Büyükyıldız şöyle anlatıyor:

Kulübenin hikâyesini Niyazi Ahmet Banoğlu’da, Azra Erhat’ta ayrı zamanlarda anlatmışlardır.

Mustafa Kemal 1926 yılında Ankara’da Söğütözü civarında yaptığı gezilerin birinde uzaktan bir köylünün kulübesini görür. Kulübeye yaklaştığında köylü koşarak yanına gelir ve kulübesine davet eder. Köylünün kulübesinin önünde bir süre dinlenen Mustafa Kemal bir ara içini çeker;“Benimde böyle bir kulübem olsa, bazı geceler kulübeme gelip dinlensem. Buradaki huzur, buradaki sakinlik, hiçbir yerde bulunmaz” der.

Tez canlı köylü:

“Mademki o kadar sevdiniz sizde şuracıkta bir kulübe yaptırın. Bundan kolay ne var?” diye içtenlikli temennisini ifade eder.

Mustafa Kemal tebessümle hemen karar verir.

“Mademki sende uygun buldun. Hemen yaptırıyorum” der ve kerpiç kulübenin inşaatı başlar.

İki pencereli, bir kapılı ve tek kişinin kalabileceği kulübe iki gün içerisinde ve devletin parası kullanılmadan kendi maaşı ile tamamlanır.

Mustafa Kemal kulübenin yapılacağı yerde bulunan söğütlerin dikkatlice sökülmesine nezaret eder. Söğüt fidanlarının tekrar başka yerlere dikilmesini ister. Bir kısım fidanları kendi elleri ile kulübenin yakınlarına diker.

Atatürk sonraki yıllarda huzur bulduğu kulübede, bazı geceler gelir ve kalırdı. Kendi elleri ile yaktığı şöminesinde kahve pişirir, kendi fincanına kendisi servis yapar ve belki ruhunun derinliklerine dalar gider, kendine zaman ayırırdı. Tek kişinin sığabileceği kulübede, tek başına geceler geçirirdi.

Daha sonraki yıllarda da ilerleyen yaşına rağmen kulübesini ziyaret etmeyi ihmal etmedi. Hasır sandalyesinde kahvesini yudumlarken çekilen resmi, yine bu kulübenin önünde dinlendiği bir ana aittir. Söğütözü’nde Atatürk’ün diktiği fidanlar yaşlılıktan yok olmuş olsa da, genç filizler sayesinde etraf hâlâ yem yeşil söğütlerle doludur.

1926 yılında kerpiçten yapılan bu tek odalı kulübe Ata’nın ölümü ile unutulmuş yıllarca sahipsiz bırakılmıştır. Kulübe’nin düzenlenmesine dair çabalar 2000 yılına kadar sonuçsuz kalmış, 2000 yılında Orman Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan’ın himayesi ile Mimar M. Fikri Aktan tarafından 27 Temmuz 2000 tarihinde rölevesi hazırlanmış, 29 Ekim 2000 tarihinde ise yenileme çalışmaları tamamlanarak ziyarete açılmıştır. Ankara’da çoğumuzun unuttuğu bu kulübe her şeye rağmen bu gün iyi durumdadır.

Mustafa Kemal’in gerçekte tek mal varlığı olan kulübeyi ziyarete gittiğinizde sizi mütevazı bir dünya karşılayacaktır.

ankaramiz.com

 

 

Yorum (0)

Arşivlerden 19 Mayıs kutlamaları

Etiketler: , , , , ,

Arşivlerden 19 Mayıs kutlamaları

19 Mayıs 2013

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM), 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün çok özel fotoğraflarını arşivlerden çıkardı. Fotoğraflar ilk kez yayınlandı.

Fotoğraflarda, Atatürk Orman Çiftliği bölgesinde 19 Mayıs kutlamaları görülüyor.

Fotoğrafların tamamı…
Eski Ankara…

AOC3 AOC aoc1

Yorum (0)

Ankara’da yeni bir “yürüyüş yolu” keşfedildi

Etiketler: , , , , , ,

Ankara’da yeni bir “yürüyüş yolu” keşfedildi

08 Mayıs 2013

Düş hekimi Yalçın Ergir yine  oturmamış kapalı kapılar ardında, diziler izlememiş, düşmüş yollara Ankara’da…

Ankara’nın “Yeni Çiftlik Bulvarı” projesi ve “Başkentray” projesi çalışmaları nedeniyle Kayaş – Sincan arası banliyö tren seferlerinin 1 Ağustos 2011 tarihinden itibaren en az 3 yıl işletilmeyeceğini duyurmuştu TCDD.

Sıhhiye’deki Yenişehir istasyonundan yola çıkan Düş Hekimi,  bazen yürüyüp bazen koşarak aynı zamanda fotoğraf çekerek Kayaş istasyonuna kadar gitmiş.

Hafıza mekanlarına değer veriyorsanız ve mesajı daha net almak istiyorsanız şu adreste Ergir’in aktivitesine göz atın: http://www.ergir.com/2013/ankaranin_mahzun_banliyo_istasyonlari_dy.htm

saimekadin yenisehir

Yorum (0)

Bunlar da Ankara’nın bugları

Etiketler: , , , ,

Bunlar da Ankara’nın bugları

17 Nisan 2013

İçinde vinç unutulan otel inşaatı,
kaldırıma park etmiş araçlar,
engelliler için yapılan kaldırım bantlarının anlaşılmazlığı,
dik merdivenler,
yol ortasındaki çukurlar, vs.
Ankara’nın Bugları” yeni fenomenimiz olacak gibi.
daha fazla bug için: twitter.com/AnkaraBuglari

Belki de Ankara’nın trajik hatalarını aramaya Orhan Veli Kanık’ın belediyenin açtığı çukura düşerek beyin kanamasından öldüğü 50’li yıllardan başlamalı.
USTGECİT
YAYANecatibey

Yorum (0)

Metrobüs protestosu

Etiketler: , , , ,

Metrobüs protestosu

13 Ocak 2013

Gölbaşı Eymir TOKİ konutlarında oturan bazı vatandaşlarlar atbüs dedikleri ulaşım aracıyla şehir merkezine daha çabuk ulaşacaklarına inanıyor. EGO’nun yeni metrobüs sistemiyle eskiden 45 dakikada vardıkları şehir merkezine ulaşımın bir buçuk saate çıktığını söyleyip seslerini duyurmaya çalıştı.

195 ve 193 hatlı otobüs seferleriyle Kızılay ve Ulus’a tek seferde 40-45 dakikada ulaştıklarını belirten bölge sakinleri, yeni metrobüs sistemi ile birlikte bu sürenin bir buçuk iki saate kadar çıktığını söyledi. Yeni sistemle birlikte duraklara otobüs gelme süresinin de çok uzadığını iddia eden vatandaşlar, otobüs durağına at arabası getirerek, “Artık bölgemizde ‘metrobüs’ yerine, ‘ATBÜS’ kullanacağız. O bile bizi daha çabuk merkeze ulaştırır”
Haberin detayları… 

Yorum (0)

aoc-tekel

Etiketler: , , , , , ,

AOÇ’de tarihi binalar yıkılacak mı?

11 Ocak 2013

Atatürk Orman Çiftliği‘nde bulunan tarihi Tekel Bira Fabrikası’nın yıkılarak milletvekilleri için Kültür ve Kongre merkezi ve sosyal tesis yapılmasına karşı başlatılan kampanya sonucunda CHP’li 110 milletvekilinin imzaladığı dilekçe TBMM Başkanı Çiçek’e verildi.

ANKA’nın haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın ve CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka tarafından Atatürk Orman Çiftliği’nde bulunan tarihi Tekel Bira Fabrikası’nın yıkılarak milletvekilleri için Kültür ve Kongre merkezi ve sosyal tesis yapılmasına karşı başlatılan kampanya sonucunda 110 CHP milletvekilinin imzaladığı dilekçe TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e verildi.

CHP milletvekillerinin “AOÇ’deki talana ortak olmuyoruz” diyerek imza verdikleri dilekçe; CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka tarafından Çiçek’e teslim edildi. 110 milletvekilinin imzaladığı dilekçe metninde şunlar kaydedildi:

“1925 yılında bozkırda bir vaha olarak kurulan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Cumhuriyetine vasiyet mektubuyla emanet ettiği Atatürk Orman Çiftliği, son yıllarda en büyük tahribatını yaşıyor. Ankara’nın temiz hava koridoru ve Cumhuriyetin insan tarım ve üretim ilişkilerini en iyi örnekleyen ve sosyal yaşam alanı olarak örnek teşkil eden, Atatürk Orman Çiftliğinde kamuoyu vicdanında yasa dışı olarak kabul edilen Başbakanlık Hizmet Binası ile birlikte, TBMM tarafından milletvekillerine yönelik Kültür Kongre Merkezi yapılacağı kamuoyuna yansımıştır Biz aşağıda imzası bulunan milletin vekilleri olarak, Atatürk Orman Çiftliğinin taşıdığı tarihsel, fiziksel ve kültürel değerleri ve halka emanet edilmiş bu alanın önemini ve toplumun bu konudaki hassasiyetini ve duyarlılığını biliyoruz ve görmezden gelmiyoruz. TBMM çatısı altında Atatürk Orman Çiftliğinde Avusturyalı Mimar Ernst Egli tarafından tasarlanan Ankara Tekel Bira Fabrikası’nın yıkılarak, Kültür ve Kongre merkezi ve sosyal tesis yapılmasını istemiyor, AOÇ’deki talana ortak olmuyoruz.”
06 Ocak 2013 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Sertaç Eş’in haberine göre, Atatürk Orman Çiftliği’nde resmi kurumlara tahsisat yoluyla yapılan arsa dağıtımı, “Tarihi çekirdek alan” olarak bilinen tarihi binalara kadar geldi. Uzmanlar bölgedeki binaların bir çoğunun “müze değeri” olduğu ve korunması gerektiğini söylese de, yıkım karar ilgili “koruma kurulları”ndan geçti.

TBMM zoruyla kabul edildi

AOÇ’nin tarihi çekirdek alanından TBMM’ye bir bölgenin tahsis edilmesi konusunun koruma kuruluna iki kere geldiği öğrenildi. Yaklaşık 1.5 ay önce gelen tahsisat kararı, “bölgeye düğün salonu yapılacağı” yönündeki tartışma üzerine reddedildi. Ancak ısrarını sürdüren TBMM yönetimi, tahsisat konusunu ikinci kez kurul gündemine getirdi. Bu kez TBMM’den üst düzey bir bürokrat da kurul toplantılarına katıldı. İkinci kez getirilen tahsisat kararında bölgeye yapılacak yapının niteliği kongre merkezi ve sosyal tesis şeklinde tanımlandı. Kuruldaki görüşmelerden sonra karar onaylandı.

Tarihi çekirdek alan yıkılıyor

Karar uyarınca bölgede, yaklaşık 100 bin metrekarelik alanda inşaat yapılabilecek. Bu durumda AOÇ’nin tarihi çekirdek alanında bulunan “Eski laboratuvar, eski rakı imalathanesi, eski şarap binası, büro, kazan dairesi, iki adet kurumsal işler müdürlüğü binası, boş iki hangar” yıkılacak. Ayrıca daha önce bölgede Erikli Su AŞ’ye tahsis edilen büro, su deposu, Devlet Tiyatroları’na tahsis edilen depolar da yıkılacak alan kapsamına giriyor.

Envantere göre bölgede “yeşil alan” olarak tanımlı 7 parça toplam 24 bin 633 metrekarelik arsa da yapılaşmaya açılıyor.

AOÇ’nin Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı’nın 6. maddesine göre, koruma kurulunun, tarihi çekirdek alanının tümünün 1/1000’lik planını tek seferde onaylaması gerekiyor. Ancak planın “parçacı anlayışla” yapılmasının tarihi çekirdek alanı korumadığına dikkat çekiliyor.

Yorum (1)

Bir muhabbet

Etiketler: , ,

Bir muhabbet

08 Ocak 2013

Twitter’de yaklaşık 400’er bin takipçisi bulunan Melih Gökçek ve Ahmet Hakan arasındaki diyaloglar ilgimi çekiyor.

Hani oyun oynayan çocuklar arasında önce şakayla karışık takılmayla başlayıp sonra biraz ciddileşen, iyice ciddileşen sonra ağır küfürlere dönüşen, sonu tekme tokat kavgaya varan kavgalar vardır ya…

Hep o iki hayali çocuk geliyor aklıma diyalogları okudukça. Fakat ikili arasındaki muhabbetin dozajı şu an şakayla karışık takılma seviyelerinde.

Aslında Ahmet Hakan çoğu Ankara’lının mahkemeyle falan uğraşmamak için kolay kolay ağzına alamayacağı laflar ediyor Melih Başkana… Belki de Gökçek’i pek sevmeyenlerin içten içe hoşuna giden twitler, bazen kıs kıs (A.H.’ye göre değerli gülüşü) güldüren…

Konuşmalarından Ahmet Hakan’ın Melih Gökçek’ten pek hazetmediği hissediliyor.
Hakan, Melih Gökçek’in dünya görüşüne, mizah anlayışına veya olaylara verdiği tepkilere şaka yollu dokundurma yaptıkça, başkanın gülümsemesini eksiltmeden ama dişlerini gıcırdatarak cevap verdiğini gözümüzde canlandırabiliyoruz…

Twitter’de bir örnek:

M.G.: Herkese Günaydın… Sana da Ahmet..
A.H.:  Günaydın başgan’ım, çok şekersiniz.
M.G.: Ahmet “çok şekersiniz” diye iltifat etmişsin. İltifatına iltifatla cevap şart oldu. Sen de gerçek lezzetiyle tam bir toz şekersin.
A.H.:  Kaba bir mizah anlayışın var ama olsun, seni böyle kabul ettik.
M.G.:  Ahmet bir teklif. Hangimizin mizah anlayışı daha kaba ve incitici. Tweet alemine oylatalım mı?
A.H.:  İstersen kibrit çekebiliriz ya da penaltı atabiliriz?
A.H.:  Ayın çatlatma yarışması ya da yüz metre koşu?
A.H.:  İstersen kardan adam da yapabiliriz ama tükürmek yok
M.G.:  Çamura yatma… Galibin belli olması için hakem lazım… O da tweet alemi..

Daha önceki tweetlerden örnekler:
melih basgan buralarda mi? bir inşaat işi var da…
melih başgan noel baba kıyafeti giysin, söz veriyorum 2013’te hep beyaz çorap giyeceğim.
melih başgan okuldayken kesin gaddar bir sınıf başkanıdır, tahtaya “konuşanlar”ın adını yazan…
melih gokcek’i uyuz etmek için murat karayalcin’la kanka olalım mı? hep beraber ama.
melih basgan’da kavgaya girişmeden önce gözlüğünü katlayıp kabına koyacak bir eda yok mu?
döncem ben sana… @06melihgokcek sanırım melih başgan’dan sıkıldım. inceden ama…
bugün bi’ parça asabi miyiz başgan’ım… bildiğim “öfke kontrolü” uzmanı arkadaşlarım var…
melih başgan recep ivedik izlerken kesin katıla katıla gülüyordur…
.
.
.
Biraz daha geçmişe gittiğimizde Hakan’ın Gökçek’e “afacansın” dediği, başkanın buna biraz içerlediği tweetleri vs. görürsünüz… Neyse

Yorum (1)

Gelecek yıllarda İstanbul yeniden Başkent olacakmış!

Etiketler: , , , ,

Gelecek yıllarda İstanbul yeniden Başkent olacakmış!

07 Ocak 2013

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın bir dergisi var. Adı “Çevre ve Şehir“. Bugün internette Ekim 2012 sayısını incelerken bir yazıyla karşılaştım. Yazının adı “Tüm Zamanların Başkenti İstanbul“. Volkan Altunpala, tarihçi  Mustafa Armağan ile bir söyleşi yapmış. Daha yazıyı okumadan ve derginin mistik havasından da etkilenmiş olacağım ki, bu yazıda Ankara’dan pek iyi bahsedilmeyeceğini hissettim. Korktuğum da başıma geldi.

Mustafa Armağan söyleşinin başlarında İstanbul’a methiyeler düzdükten sonra, bana göre sadete geliyor ve “Belki 2023 yılında İstanbul yeniden Başkent yapılır” diyor.

Tren yollarının açılması yazara göre artık başkent olma, Anadoluya alternatif şehir olma özelliklerini ortadan kaldırıyormuş. Söyleşiyi yapan Ankara’nın su şehri olmadığına vurgu yaparak şöyle soruyor:  “Bu bakımdan Ankara için neler söylenebilir? Elbette Ankara bir su şehri değil… Özgürlük bakımından tablo nasıl görünüyor?”

Cevap:  “Haksızlık etmeyelim; Ankara zamanında zengin olarak sayabileceğim yerleşim merkezlerinden biriydi… Ancak İstanbul’a kara yolu ile bağlanana kadar, Anadolu’ya ve İstanbul’a alternatif bir merkez haline gelemedi. Ne zaman ki İstanbul’dan Ankara’ya tren yolu açıldı ve oradan Konya’ya, Adana’ya kadar, Toroslar’a kadar yol devam etti… Daha sonra da biliyorsunuz bu yol Eskişehir’e, İstanbul’a, İzmir’e, Aydın’a bağlandı.”

Söyleşiyi yapan Ankara’nın bir merkez haline gelmiş olmadığında ısrarcı. Bu sonuca hangi veriler ile nasıl varmıştır bilemiyoruz tabi? Soru: “Ancak yine de Ankara bir türlü merkez haline gelmiyor… Neden?” 

Mustafa Armağan’nın cevabı:  “Çünkü Ankara hiç bir yol kavşağının merkezi değil. Evet, Başkent Ankara yapıldı, şehir genişledi. Fakat son zamanlarda finans başta olmak üzere pek çok merkezin İstanbul’a kaydırılması gerçek Başkent’in İstanbul olduğunun bir itirafı gibi geliyor bana. Şimdi İstanbul’a genel merkezler gelmeye başladı. Belki 2023 yılında İstanbul yeniden Başkent yapılır.”

Ve final; “Bu hayli iddialı bir yaklaşım. Sizi böyle düşünmeye sevk eden şey nedir?” diye soruyor.

Cevap: “Çünkü Ankara’nın başkent yapılması stratejik açıdandır. O yılların gereklerine uygundur. Doğuda topraklarımız var, Başkent batı ucunda kalmış olacaktı. Şimdi Ankara’ya ulaşmakla İstanbul’a ulaşmak arasında birkaç saniye fark kalmıştır. Birkaç saniye erken ya da geç bulunmak bir şeyi değiştirmeyecek. Gelecek yıllarda İstanbul bence yeniden Başkent olacak.” İlgilenenler için derginin linki burada.

Evet madem artık İstanbul ile Ankara’ya ulaşmak arasında bir kaç saniye kalmıştır, isteyen dakikalar içinde İstanbul’a ulaşabiliyor o halde neden Ankara başkent olarak kalmasın. Ankara’nın gözden düşmüş gibi gösterilmesi, İstanbul’a giderek başkent muamelesi yapılması artık sık rastlananlar arasına girmiş durumda. Başkent olabilme kriterleri arasında, su yollarına yakın olması, başka şehirler ile arasına tren raylarının döşenmesi, etrafının dağlarla çevrili olmaması, Dolmabahçe Sarayı’nın olması gibi  maddeler mi vardır?

İki şehrin bana çağrıştırdıklarını düşünüyorum:
İstanbul – Osmanlı, Ankara  – Türkiye Cumhuriyeti,
İstanbul  – saltanat, Ankara  – Atatürk –  bağımsızlık,
İstanbul – sermaye, Ankara – tevâzu…

ankaramiz.com

 

Yorum (1)

AVM’de tartışmalı fosil sergisi

Etiketler: , , , , ,

AVM’de tartışmalı fosil sergisi

06 Ocak 2013

Ankara Acity Outlet Center Alışveriş Merkezi’nde bir fosil sergisi açılmış. Malum artık kültür sanat merkezleri haline dönüşen AVM’lerde bu tür küçük sanat gösterilerine rastlamak mümkün oluyor.

Acity AVM’de bu kez bir fosil sergisi açılmış. İlk bakışta heyecan verici gibi; binlerce milyonlarca yıllık fosiller bilgilendirme amacıyla sergilenmişse tabi. Ancak sergiye yakından bakınca fosillerin yanındaki bilgi notlarında fosil hakkında bilgi vermekten çok  evrim teorisi karşıtı bir takım yazılar olduğu görülüyor. Sergiden çok bir propaganda yapıldığı hissine kapılıyorsunuz. Örneğin 65 milyon yıl öncesine ait olduğu iddia edilen bir aslan kafatasının yanında şu bilgi yer alıyor: “…Sanki hiç bir evrim tarihine sahip olmadan, o halde, orada meydana gelmiş gibiler. Tabi ki bu ani ortaya çıkış, yaratılışçıları oldukça memnun etmektedir –  Richard Davkins”

Sergi hakkında biraz araştırma yaptığınızda daha önce farklı yerlerde açıldığını ya gerekli izin ya da belgeleri olmadığından ya da tepki ile karşılaştığından kapatıldığını görüyoruz. Hatta bu sergideki fosillerin sahte olduğunu iddia edenler olmuş. Bu denli tartışmalı bir sergiyi açma fikri çakma kültür sanat merkezleri AVM’lerden beklenen davranış tarzı olsa da, güvenilirliğine ya da saygınlığına da gölge düşürüyor bana göre… (6 Ocak 2013 Pazar gününe kadar açıkmış)
http://www.dha.com.tr/fuardaki-fosil-sergisi-kaldirildi_359393.html
http://haberhurriyeti.com/HaberDetay/43898-fuardaki-fosil-sergisi-kaldirildi.aspx
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/sahte-fosil-sergisi-uludag-universitesinden-de-kovuldu-haberi-65028
http://www.yeniulus.com/ege/tgblilerin-fosil-sergisi-protestosu-h32945.html

Yorum (0)

Ankara’da Hadise konserine kimse gitmemiş

Etiketler: , , ,

Ankara’da Hadise konserine kimse gitmemiş

01 Ocak 2013

Şarkıcı Hadise’nin Ankara ATO Congresium‘da vereceği konser beklenen ilgiyi görmeyince iptal edilmiş.

3 bin 500 metrekare gibi rekor büyüklükte bir alanda gerçekleştirilen ilk parti olma özelliğini taşıyacak yeni yıl partisine 6 bin kişinin gelmesi bekleniyormuş.

Bir ay önceden satışa çıkarılan biletlerden yalnızca 200 kişinin satın aldığı anlaşılmış.  Sayının az olması nedeniyle kapıların açılmaması konsere gelen Ankaralıları isyan ettirmiş. Organizasyonu yapan şirketin yaptığı açıklamada 150 TL’ye satılan biletlerin iade edileceği bildirilmiş.

Hadise sayıyı duyunca kuliste büyük şok yaşamış. Yeterli sayıya ulaşılamaması nedeniyle konserin iptal edildiği bildirilirken, gece için Congresium’a gelen vatandaşlar duruma isyan etmiş.

Daha önce de Ankara Kitap Fuarı’na yeterli ilginin olmamasının ATO Congresium ile bir ilgisi olabilir mi? diye sormuştuk… Bence bu mekanı Ankaralılar’ın tutmamasının birinci sebebi ingilizce ve itici olan ismi, diğer sebebi yerinin kolayca tarif edilecek merkezi bilinen bir yerde olmaması, bir başka sebep aynalı camlarıyla falan halkın mekanı görünümü vermemesi, halkın mekana ısınamaması ya da henüz tanıyamaması, hatta çoğunun Ankara’da böyle bir yer olduğundan dahi habersiz olması gibi gibi, vs… Neyse belki başka sebepleri vardır bunlar benim görüşlerim…

Yorum (1)




a

Tavsiye Siteler

  • Son Yorumlar

    • Bilgi için teşekkürler. Ankara Akm'deki etkinlik programını yıllık olarak verebilir misiniz?
      Şükrü Kartal | 8 Mayıs 17 | Devamı
    • Ben hatay dörtyoldan mustafa varlı. Ben sizden maddi yardım istemiyorum. 3 tane kız çocuğu okutuyorum(2 lise 1 üniversite). Evim kira…
      mustafa varlı | 27 Mart 17 | Devamı
    • teiekkürler, kaçırdık :)
      tesbih | 5 Mart 17 | Devamı
    • Cilt bakımı ve makaj kursuna kayit yaptırmak için ne zaman başvuru yapabilirim
      Zülfünaz Yücel | 12 Ocak 17 | Devamı
    • ben açık lise okuyorum .1kızım var. 24 yaşındayım çalışmak istiyorum. ama kızımı bırakacak yerim ama kurs almak isterim.
      sema akyol | 16 Kasım 16 | Devamı
    • Merhaba Nevzat ustam. Tesadűf eseri Trt belgesel de kısada olsa hayatını ve yapmış olduğun eserleri gőrme şansım oldu. Çok…
      Şűkrű Topkaya | 4 Eylül 16 | Devamı
    • Giyim kursu için başvuru yapmak istiyorum
      Gülbin ak | 22 Ağustos 16 | Devamı
    • Merhaba kecmekte calismak istiyorum imam hatip lisesi mezunuyum 1997 dogumluyum yardimci olabilirmisniz
      cansu | 26 Temmuz 16 | Devamı
    • arkadaslar ankara da divan kitapevini arıyorum elden satışı varmı çankaya bölgesinde olması lazım kendi evinde saattıgını…
      yunus can | 11 Haziran 16 | Devamı
    • Voleybol Candır
      Yasin Başkabak | 2 Nisan 16 | Devamı
  • Ankara'da Hava Durumu

    Duyuru Panosu

    SATILIK DOMAINLER
    habermamak.com
    habersincan.com
    haberetimesgut.com

    Bilgi için:
    haber@ankaramiz.com