Arşiv | Sağlık

ZUMBA

Etiketler: , , , , ,

Zumba ile zayıflayacaklar

11 Şubat 2015

Mamak Belediyesi, spor tesislerinde step, aerobik, pilates ve zumba kursu kayıtlarına başladı. Salı ve perşembe günleri Mamak Belediyesi Spor Salonu’nda gerçekleşecek kurslar, çarşamba ve cuma günleri de Başak Gençlik ve Spor Merkezi’nde hizmet verecek. Yaş sınırının gözetilmediği kurslar bütün bir sezon devam edecek.

Hem dans ettirecek hem kilo verdirecek
Fazla kilolarından kurtulmak isteyen vatandaşlar, egzersizle vücudu ve zihni kontrol altına almaya dayanan bir spor dalı olan pilates ve Latin dansı Zumba eşliğinde hem eğlenecek hem de fazla kilolarını atacak. Kayıt aşamasında yoğun ilgi gören, sporla müziğin birleşmesiyle daha da eğlenceli hale gelen zumba ve pilates ile Mamaklılar hem dans edecek, hem de eğlenerek zinde kalacak.

Kurs merkezleri ve saatleri:
Salı ve Perşembe günleri Mamak Belediyesi Spor Salonu’nda, 09.00 – 10.00 saatleri arası ve 10.15 – 11.15 saatleri arası step – aerobik, 18.00-19.00 arası zumba kursu, 19.15 – 20.15 saatleri arası da pilates kursu,
Çarşamba ve Cuma günleri Başak Gençlik ve Spor Merkezi’nde, 10.30 – 11.30 saatleri arası step- aerobik, 13.00 – 14.00 saatleri zumba, 14.15 – 15.15 saatleri arasında da pilates kursu.
ZUMBA

Yorum (0)

HEARTS

Etiketler:

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor

02 Nisan 2013

Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.
HEARTS

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

Yorum (0)

Ankara’nın pusu ve pisi

Etiketler: , , , , , ,

Ankara’nın pusu ve pisi

31 Aralık 2012

Ankara 2013 yılına sisli girecek gibi görünüyor.

Meteorolojiye göre önümüzdeki bir hafta Ankara yoğun sisli…

Yoğun sis, bacalardan çıkan duman, araba egzosları vs. Ankaralının ciğerlerini sınıyor sanki.

Ufukta ne yağmur ne de kar yağışı olmadığından özellikle akşam saatlerinde ciğerlerimizde hissettiğimiz bu karamsar, puslu ve pis hava, kolay kolay dağılmayacak diyebiliriz…

Sıcaklıklar yüksek gibi görünse de evi havalandırmak için pencereleri açmak yürek istiyor…

NTVHava’ya göre ise bugünlerde;
Astım riski  yüksek,
Soğuk algınlığı riski yüksek,
Saç kıvrılma riski yüksek,
Fakat iyi haberleri de var örneğin;
Amele yanığı riski düşük,
sivrisinek riski düşük…
ayrıntı… 

 

Yorum (0)

“Organik”e dikkat çektiler

Etiketler: , , , , ,

“Organik”e dikkat çektiler

13 Aralık 2012

Artık sağlıklı meyve sebze yemenin lüks olduğu, olması gereken nitelikteki sebzelerin artık “organik” adı altında daha pahalı satıldığı günümüzde, bu duruma tepki göstermek de küçük çocuklara düşmüş.

Etimesgut Belediyesi Çocuk Merkezi’nde “Yerli Malı Etkinliği” gerçekleştiren minikler, kurdukları pazar tezgahında “yerli ve organik ürünler” sergileyerek, sağlıklı ürünlerle beslenmenin önemine dikkat çektiler.

Rengarenk kıyafetler giyerek başlarına şapka takan minikler, sergiledikleri gösteriyle yerli malının ve organik ürünün önemine dikkat çektiler. Çocuklar, hepsi organik sebze ve meyvelerden oluşan manav tezgahı kurarak, anne babalarına bu ürünleri tartarak satış yaptılar. Bu satış karşılığında para talep etmeyen minikler, “Burada para geçmiyor. Tek geçerli olan sevgidir. Sevginizi bizden eksik etmeyin yeter’ mesajı verdiler.

Veliler, hem organik hem de yerli ürün kullanımına büyük özen gösterdiklerini ve yerli malı kullanımının kullanılması noktasında çocuklarına gerekli eğitimi verdiklerini ifade ettiler.

Etimesgut Belediyesi’nin etiSEM bünyesinde kurduğu Çocuk Merkezi’nin Kreş ve Gündüz Bakımevi 36-65 ay arası çocukların sağlıklı bir ortamda gelişimine imkan sunuyor. Atakent Sosyal Tesisleri ile Eryaman 3. Etap Çarşı içindeki eğitim biriminde faaliyetini sürdüren merkezdeki minikler, uzman eğitmenler nezaretinde eğitim, yemek, uyku ve bol oyunlu bir gün geçiriyorlar.

Etimesgut Belediyesi, Eryaman Mahallesi’ne Ankara evi mimarisinde yeni ve daha donanımlı bir kreş ve gündüz bakımevi ile etüt merkezi inşa ediyor. Kreş bünyesinde özel sınıflar, oyun alanları, televizyon, eğlence ve uyku odaları, sosyal etkinlik alanları, yemekhane ve idari birimler yer alacak. Etüt merkezinde ise 11 derslikle meslek ve beceri kurs alanları, kütüphane, idari birim ve kantin hizmet verecek.

Yorum (0)

asli-turan

Etiketler: , , , , , ,

Kaplıcalar çağdaş düzeyde olmalı

25 Ekim 2012

FİZMER Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Fizyoterapist Dr. Aslı Turan, özellikle başkentte sayıları git gide artan kaplıca tesislerinin çağdaş düzeyde olması gerektiğini belirterek, “Tek bir banyo sırasında bile yaşam tehlikesine yol açabilecek sorunlar gelişebilir. Kaplıcada uygulanan ek tedavilere yönelik olarak uzman bir ekip olmalıdır. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, masaj ve egzersiz tedavileri Fizik Tedavi uzman hekimi tarafından reçetelenmeli ve takip edilmelidir. Tabi ki hijyen de çok önemli bir konudur. Kaplıcalarımızın çağdaş düzeyde gelişmeleri ve varolan eksikliklerin giderilmesi için ülkemizdeki bilimsel kişi, kuruluşlara ve Sağlık Bakanlığı’na önemli görevler düşmektedir” dedi.

Yüzyıllardır uygulanıyor

Ankara’da termal turizme verilen önem git gide artıyor. Kızılcahamam, Ayaş, Haymana’nın ardından Çamlıca bölgesinde de çeşitli termal oteller açılıyor. Termal suların tedavi edici özelliğinin binlerce yıldır bilindiğini dile getiren Turan, “Binlerce yıldır birçok hastalıkta tedavi edici özelliği olduğu bilinen termal sular birçok farklı mekanizma ile vücut üzerine iyileştirici özellikler gösterir.

Öncelikle sıcağın iyileştirici etkileri sayılabilir. Kaplıca suyunun sıcaklığının ağrı kesici ve kas gevşetici özelliği vardır. Ayrıca sıcak vücutta bir ısı uyarısı oluşturarak organizmanın kendi kendini düzenleme ve tamir etme mekanizmalarını harekete geçirir. Biribiri ardına yapılan kaplıca seansları ile dolaşım ve sinir sistemine ayrıca hormonal sisteme adeta egzersiz yaptırılır ve sistemin tekrar dengelenmesi sağlanır. Bununla birlikte kaplıca suyunda bulunan kimyasal maddeler deriden emilerek, solunum yoluyla ve içme kürlerinde mideden emilerek de birçok etkiye sebep olur” diye konuştu.

Maden suları buharı

Turan, termal suların, en sık banyo tedavisi şeklinde belirli sürelerle sulara girilerek kullanılabildiği gibi, vücudun belirli bölgelerine lokal olarak çamur uygulamaları şeklinde de kullanılabildiğini söyledi. Özellikle solunum yolu hastalıklarında maden sularının buharının solunması şeklinde veya özellikle gastrointestinal sistem sorunlarında olduğu gibi içme kürleri şeklinde de uygulanabildiğini anlatan Turan şu bilgileri verdi:

Her derde deva

“Kaplıcalar dünyada oluğu gibi ülkemizde de en sık hareket sistemi hastalıkları diyebileceğimiz kas kemik eklem ve bir takım sinir sistemi kaynaklı hastalıklarda tercih edilmektedir. Elbette ki bu durumlarda kaplıca tedavisi fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları ile kombine olarak yapılırsa tedavi başarısı daha da artmaktadır. Bu hastalıkları biraz daha açmak gerekirse, tüm romatizmal hastalıklarda, kireçlenmelerde, bel boyun fıtıklarında, yumuşak doku sorunlarında, ortopedik ve travmatik nedenlere bağlı kas ve eklem sorunlarında, sinir felçlerinde, kas hastalıklarında ve birçok nörolojik hastalıkta kullanım alanı bulmaktadır. Kaplıca tedavileri hareket sistemi hastalıkları dışında solunum yollarını ilgilendiren bir çok hastalıkta (alerjik solunum yolu hastalıklarında, kronik sinüzitte, astımda), gastrointestinal sistem hastalıklarında (ağız ve dişeti sorunları mide hastalıkları ülser ve gastritte, kabızlıkta), ürogenital sistem hastalıklarında (idrar yolları taşları, kronik sistitde) ve cilt hastalıklarında (dermatit, egzama, ürtiker, sedef hastalığında) da  kullanılmaktadır.”

Çağdaş kaplıcalar önemli

Çağdaş kaplıcaların önemini vurgulayan Turan, “Öncelikle yörenin tedavi edici etkenlerle sahip olduğunun bilimsel olarak kanıtlanması gerekir. Uygun kaplıca kür donanımının olması gerekir. Örneğin banyo kürleri için sıra banyoları küvetler ve kapalı termal havuzlar, içme kürleri için uygun çeşme ve musluklar, solunum tedavileri için uygun soluma bölümleri, egzersiz tedavileri için egzersiz havuzları, soyunma, dinlenme alanları, duş bölümleri olmalı. Banyolarda tutunma kolu, termometre, saat, basamak, paspas ve acil durumlarda alarm zili olmalıdır. Havuz ve küvetlerin belirli standartlarda olması gerekir.

Tıbbi donanım olmalı 

Ayrıca kaplıcaların yeterli tıbbi donanıma sahip olması gerekir. Kaplıca tıbbı uzman hekimi hastayı tedaviden önce, tedavi ortasında ve tedavilerin sonunda değerlendirmelidir. Kan idrar ve benzeri tetkiklerin yapılabileceği bir laboratuvar olmalıdır. Ayrıca bir acil müdahale biriminin olması da gerekir. Çağdaş kaplıcalarda tedaviler hekim ve diğer sağlık personelinin denetiminde uygulanmalıdır. Tek bir banyo sırasında bile yaşam tehlikesine yol açabilecek sorunlar gelişebilir. Kaplıcada uygulanan ek tedavilere yönelik olarak uzman bir ekip olmalıdır. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, masaj ve egzersiz tedavileri Fizik Tedavi uzman hekimi tarafından reçetelenmeli ve takip edilmelidir. Tabi ki hijyen de çok önemli bir konudur.

 Sağlık Bakanlığına önemli görev

Hastaların temas edebileceği her türlü ortamın hijyenik kalitesinin belirlenmiş standartlara uygunluğu sürekli denetlenmelidir. Kaplıcalar hijyenik sorunların en yoğun olduğu tedavi birimleridir. Bunların başında da toplu tedavilerin yapıldığı havuzlar gelmektedir. Havuz sularının hijyeni açısından her ülkenin belirili standartları vardır. Kaplıcalarımızın çağdaş düzeyde gelişmeleri ve varolan eksikliklerin giderilmesi için ülkemizdeki bilimsel kişi ve kuruluşlara ayrıca Sağlık Bakanlığına önemli görevler düşmektedir.

Yorum (1)

merdiven

Etiketler: , ,

Ankara’da yarın yürüyen merdivenler çalışmayacak

01 Ekim 2012

Sağlık Bakanlığı, ‘Dünya Yürüyüş Günü’ etkinlikleri kapsamında, fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla alışveriş merkezlerindeki yürüyen merdivenlerin yarın öğle tatilinde 15 dakika süreyle durdurulmasını istedi.

Bakanlık ayrıca, tüm sağlık müdürlükleri ile halk sağlığı müdürlüklerine, açık havada etkinlik düzenlemesi tavsiyesinde bulundu. Halkın etkinliklere katılımını artırmak için her şehre özgü sloganlar kullanılması tavsiyesinde de bulunan Sağlık Bakanlığı, bu yılın temasını ise ‘Obezite ile mücadele’ olarak belirledi.

Sağlık Bakanlığı, Dünya Yürüyüş Günü etkinlikleri için Alışveriş Merkezleri Derneği ile işbirliği yaptı. Bu kapsamda yarın Türkiye’deki alışveriş merkezlerindeki yürüyen merdivenlerin 13.00 – 13.15 saatleri arasında durdurulmasını öneren Bakanlık, merdivenlerin yanına da fiziksel aktivitenin önemiyle ilgili tanıtıcı afişler asacak.

Büyükşehir adımölçer dağıtacak

Başkent’te ise Sağlık Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi ortaklığında Altınpark’ta yarın açık hava etkinliği düzenlenecek.
haberin devamı… 

Yorum (0)

kavun

Etiketler: , , , , , , ,

Elmadağ’da organik pazar

04 Eylül 2012

Elmadağ Hasanoğlan Mahallesi’nde cuma günleri kurulan organik sebze ve meyve pazarı büyük ilgi görüyor.

Elmadağ ve Kalecik ilçesine bağlı köylerin bahçelerinde yetiştirilen organik domates, biber, fasülye, patlıcan, salatalık, kavun, karpuz, üzüm, elma, armut, bal, tereyağı, yoğurt gibi ürünler sabahın ilk saatlerinde tüketiliyor.

Emadağ’da son yıllarda organik tarıma önem verilmeye başlandığını belirten üreticiler, hayvan gübresi dışında bir gübre kullanmadıklarını söyledi.

Üreticiler, “Yetkililerden, Samsun yolu kenarında organik pazar kurulmasını istiyoruz. Bazı üretici arkadaşlarımız yetiştirdikleri ürünleri İstanbul’da kurulan organik pazarlara götürüp, iyi fiyatlara satıyor. İlçemizde de pazar kurulursa, Elmadağ organik tarım yetiştiriciliğinde marka olur” dedi. Hürriyet – Hüseyin Özbalı

Yorum (2)

Et – Balık Kurumu Meclis gündeminde

Etiketler: , , ,

Et – Balık Kurumu Meclis gündeminde

18 Ağustos 2012

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, Et Balık Kurumu’yla ilgili iddiaları Meclis gündemine taşıdı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis’e yazılı soru önergesi sunan Aygün, “Bakanlığınıza bağlı bir kurumla ilgili olarak hastalıklı ve ölmüş hayvanların etlerinin piyasaya sürülmesinden, EBK’ya ait sağlıklı hayvanların, piyasadan toplanan sağlıksız ve hasta hayvanlarla değiştirildiğine kadar birçok iddia bulunmaktadır” dedi. Aygün, önergesinde şu soruları yöneltti:
“Et ve Balık Kurumu, hastalıklı ve ölmüş hayvanların etlerini piyasaya sürmüş müdür? Bu şekilde piyasaya sürülerek halka yedirilen et ve et ürünlerinin miktarı hakkında bilgi verir misiniz?
Kuruma ait sağlıklı hayvanların, piyasadan toplanan verem ve şap hastalığı bulunduğu öne sürülen hayvanlarla değiştirildiğine ilişkin iddialar doğru mudur? Sağlıksız et satışı konusuyla ilgili olarak Bakanlığınızın denetim elemanları bu olay kamuoyuna yansımadan önce EBK’da denetim yapmış mıdır? Denetim yapılmışsa hazırlanan raporların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşır mısınız?
Bakanlığınız çeşitli gıda ürünleriyle ilgili olarak denetimler yapmaktadır. Et üretimiyle ilgili olarak da benzeri denetimler yapılmış mıdır? Bu denetimlerde EBK’nın et üretimi yaptığı kombinalarla ilgili olarak herhangi bir problem tespit edilmiş midir? Edilmişse ne tür yaptırımlar uygulanmıştır?
EBK’nın yaptığı hayvan ithalatıyla ilgili olarak da ihaleye fesat karıştırıldığına ilişkin iddialar bulunmaktadır. Milyonlarca lirayı bulan bu ihalelerle ilgili olarak Bakanlığınızın ya da EBK denetim birimleri bir inceleme yapmış mıdır? Yaptırılmışsa sonuçlarını açıklar mısınız? Hürriyet

Yorum (0)

balik-kur

Etiketler: , , , , , , , ,

Ankara’da balıkla ayak terapisi

03 Temmuz 2012

Sivas’ın Kangal İlçesi’nin Kavak Köyü’ndeki termal sularda ve derelerde yetişen, başta sedef olmak üzere birçok cilt hastalığına iyi geldiğine inanılan “Garra fura” cinsi doktor balıklar, Başkent’te sağlık ve estetik sektöründe hizmet vermeye başladı.

Emekli öğretmen Çiğdem Çatalpınar tarafından Çankaya Birlik Mahallesi’nde açılan Balıkkür Merkezi, sağlık sorunu yaşayan vatandaşların ilgisini çekiyor. Çatalpınar, ayak ve ellerde kuruyan ölü derilerin balıkların dokunuşları ile temizlenip, canlı ve pürüzsüz bir cilde sahip olunduğunu belirterek şu şekilde konuştu:
“Protein açlığı çeken balıklar, Dithranol enzimi salgılayarak yumuşatılan derileri toplayıp, yerine canlı ve pürüzsüz bir deri çıkmasını sağlıyor. Ayaktaki Akupuntur noktalarına yaptığı titreşimli dokunuşlarla da vücudun kan dolaşımını hızlandırarak zindelik sağlıyor. Günümüzde sağlık sektöründe ilgi çeken bir trend olarak tamamen hiyjenik bir ortamda uygulanan manikür ve pedikür, doktor balıklar sayesinde yapılmaktadır.

Ankara’da bir ilk

Tedavi sırasında sağlık kurallarına çok dikkat edildiği için hastalık bulaşma riski sıfıra yakın. Sular, makinalar tarafından sürekli devir daim sağlanarak temiz kalıyor. Ankara’da bir ilki gerçekleştirmeye başladık ve yabancı hastaların da ilgi odağı olduk.” Hüseyin Özbalı – Hürriyet
 

Yorum (0)

“Doğal olan tarih olmuştur”

Etiketler: , , ,

“Doğal olan tarih olmuştur”

24 Ocak 2012

Keçiören’de “Yer misin yemez misin?” adlı bir seminer veren Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, “Artık ‘doğal’ olan, tarih olmuştur” dedi.

Seminerde tabii yapısı bozulmuş veya menşei bilinmeyen, şüpheli tüketim maddelerinden korunmanın yanı sıra; farklı inanç sahiplerinin inançlarına saygılı, insan tüketimine uygun, temiz, kaliteli ve ekonomik beslenmelerini sağlamak ve başta insan nesli olmak üzere, tüm canlıların sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için çözümler geliştirmek için gerçekleştirilen mücadele anlatıldı.

Sağlık ve gıda güvenliği sorunlarına karşı çözüm üretmek ve tüketiciyi bilinçlendirmek için oluşturulmuş; araştırma, bilgilendirme ve belgelendirme amaçlı Gıda Güvenliği Hareketi’nin başkanlığını yapan Kemal Özer, İlk insandan bugüne, hayatımızın devamlılığını sağlayan temel unsurun gıda olduğunu belirtti. Küresel kapitalizm ve emperyalizm insanlığın ihtiyaç duyduğu temel ihtiyaçları tekelinde tutarak, ulusları egemenliği altına almaya çalıştığını ifade eden Kemal Özer, “Önce yeraltı kaynakları, sonra yerüstü kaynakları, sonra vazgeçilmez temel ihtiyaçlarımızdan su ve gıda, uluslararası kapitalizmin ve emperyalizmin elinde mükemmel bir silaha dönüşüyor. Her şey gözlerimizin önünde olup biterken; yaşananlara bu derece bigane kalmamızın kolayca izah edilmesi güç görünüyor” dedi.

Bilinçsiz kullanılan zirai ilaçların, hormonların, gümrüklerden giren genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünlerin Türkiye insanının yeni ve en büyük düşmanı olduğunun altını çizen Özer, “Artık ‘doğal’ olan, tarih olmuştur. Önüne gelen herkes ürününün ‘doğal’ olduğu iddiasındadır. Ancak artık doğal olan, yalan olanla eşitlenmiştir” dedi.

Yorum (0)

“Kokmuş et” meselesi

Etiketler: , , , , , , ,

“Kokmuş et” meselesi

10 Ocak 2012

Hürriyet Gazetesi’nden Deniz Gürel, bugün “Et Balık Kurumu’na Sabotaj” başlıklı yazısında ilginç bir olay anlatıyor. Anlattığı olay aklımıza, çeşitli yerlerden aldığımız nice kokmuş eti, kıymayı getirdi. Keçiören ve Yenimahalle çevresinde oldukça büyümüş, pek çok şube açmış bir marketten (bunun da adı bizde saklı kalsın) sık sık kıyma aldığımızdan olacak ki iki üç alışverişte bir elimize kokmuş kıyma tutuşturulurdu. Kıymayı tavaya atmadan da koktuğunu, zamanının geçtiğini anlayamazsınız. Bir gün şarküterideki görevliye “geçen gün aldığımız kıyma kokuyordu. Bu etler kaç günlüktür” diye sorduğumuzda, “Abi bizde etler günlüktür, öyle şey olmaz geri getireydin ya” dedi. Tezgahtan aldığı bir kısım eti burnuma tuttu. Marketi müşteri gözünde küçük düşürmeyim diye kimsenin olmadığı bir anda durumu şarküterideki görevliye iletmeme rağmen, o burnuma eti sokuşturarak nasıl bir hareket yaptığının farkında değildi belki.

Aşağıdaki olayda anlatılan market hangisi bilmiyorum ama artık et ve et ürünleri alırken daha dikkatli davranıyoruz. Bu sebeple et ve et ürünleri satan alternatif kuruluşlara karşı alıcılarımız açık oluyor. Bu kuruluşlardan birisi de Et Balık Kurumu.

Deniz Gürel’in Keçiören’de meydana geldiğini söylediği olay:

ET Balık Kurumu’nun geçtiğimiz yıl başladığı satış merkezleri her kesimden büyük ilgi görüyor.

Son aylarda Ankara’nın her bölgesinde Et Balık Kurumu’nun bir satış mağazasını görmek mümkün. 2011 yılı başında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, “Amacımız dar gelirli ve orta gelirli vatandaşlarımıza, ucuz, sağlıklı ve hijyenik et ve et ürünlerini ulaştırmak” dese de bugün Ankara’nın en yüksek gelirli semtlerinde de Et Balık Kurumu’nun şubelerini görmek mümkün.

Hem fiyat politikasıyla hem de fiyat politikasıyla Et Balık Kurumu şubeleri bırakın özel sektörle yarışmayı piyasanın belirleyicisi olma noktasında çok büyük mesafeler katetti.

Durum böyle olunca et satışı yapan ve piyasada “sağlıklı” bir rekabet ortamı yaratan Et Balık Kurumu şubelerine karşı savaş açan bir kesim oluşmuş. Geçtiğimiz günlerde sohbet ettiğim bir Et Balık Kurumu şubesi işletmecisi yaşanan bir olayı aktardı:

“Keçiören’deki satış mağazasına gelen bir vatandaş içeride müşterilerin olduğu bir anda… Yazının devamı…

Et Balık Kurumu’ndan balık satışları

Yorum (0)

“Stres gribi tetikliyor”

Etiketler: , , , ,

“Stres gribi tetikliyor”

09 Ocak 2012

Özel Lokman Hekim Etlik Hastanesi Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Safiye Göçer, antibiyotik tedavisinin grip için gereksiz olduğunu belirterek, “Grip tedavisinde ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak aspirin kullanılmamalıdır” uyarısında bulundu. Dr. Göçer, bağışıklık sistemini güçlü tutabilmek için stresten uzak durulmasını tavsiye etti.

Gribin, ‘influenza’ virüsleri tarafından oluşturulan bulaşıcı bir hastalık olduğuna dikkati çeken Uzm. Dr. Safiye Göçer, virüs vücuda girdikten sonra bulguların ortaya çıkmasının 2 – 3 gün sürdüğünü vurguladı.

Dr. Göçer, gribe yakalanan kişide, 38 derece ateş, baş ağrısı, vücutta genel ağrı, kırgınlık, kuru öksürük, üşüme, titreme, terleme, bazen burun tıkanıklığı, hapşırma ve boğaz ağrısı görüldüğünü anlattı.

Gribal enfeksiyonlar ortalama bir haftada iyileşirken, iyileşmenin nadiren 2 haftaya kadar uzayabildiğini belirten Dr. Göçer, şunları kaydetti: “Yapılması gereken ise bir hekime müracaat ederek tanıyı kesinleştirmek ve şikayetlere yönelik ilaçları kullanmaktır. Dengeli beslenme, bol sıvı tüketimi ve istirahat hem şikayetlerimizi hafifletir hem de iyileşme sürecini hızlandırır. Ama istirahat etmeksizin hastalığı tam atlatabilmek zordur. Bu nedenle halk arasında bu hastalığa ‘Paçavra Hastalığı’ denilmektedir. Antibiyotik tedavisi grip esnasında faydasız ve gereksizdir. Grip tedavisinde ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak aspirin kullanılmamalıdır. Özellikle çocuklarda bu durum çok önemlidir. Viral başlayan bu enfeksiyonda bazen bakteriyel enfeksiyon tablosu ilave olarak komplikasyon dediğimiz durumlar ortaya çıkabilir. Sinüzit, bronşit, zatürre bunlardan bazılarıdır. İyileşmenin geciktiği, şikayetlerin değişme gösterdiği bu gibi durumlarda mutlaka bir hekime muayene olup gerekli tedavi yapılmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen durumların ortaya çıkması kaçınılmazdır.”

GRİP DAMLACIK YOLUYLA YAYILIYOR

Özel Lokman Hekim Etlik Hastanesi Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Safiye Göçer, gribin ortaya çıktığı dönemlerde kişiden kişiye kolay bulaşabiliyor olmasından dolayı geniş kitlelerin hastalıktan etkilendiği salgınların görülebildiğini ifade etti.

Dr. Göçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle durumlarda okul ve işyerlerinde aksaklıklar olabildiği için bulaştırıcılığı önlemeye yönelik ya da bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yönelik tedbirler alınması çok önemlidir. Hastalığı başkalarına bulaştırmamak için aksırırken ya da öksürürken mendil kullanmaya dikkat etmeli, yaşlı ve küçük çocuklardan uzak durulmalıdır. Eller sık sık yıkanmalı, tokalaşmamaya dikkat edilmeli, kapalı ortamlarda uzun süre kalınmamalıdır. Bulunulan alanlar sık sık havalandırılmalıdır. Grip damlacık yolu ile yayılır ve bu tedbirleri almak tüm toplum sağlığı yönünden çok önemlidir. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutabilmek için yeterli ve dengeli beslenme, iyi bir uyku düzeni, kişinin durumuna bağlı ağırlıkta yapabileceği düzenli egzersizler, stresten uzak durmak önemlidir.”

 

Yorum (0)

Sık tekrarlayan sistit böbrekleri vuruyor!

Etiketler: , , , , , , ,

Sık tekrarlayan sistit böbrekleri vuruyor!

19 Aralık 2011

Kadınlarda sık tekrarlana idrar yolu enfeksiyonları (sistit) zamanla böbrek iltihaplanmalarına neden olabiliyor…

Böbreklerin görevi nedir?

Böbrekler vücudun en önemli organlarından ikisidir. Kandan atık ürünlerin süzülüp temizlenmesinden ve sıvı fazlasının idrar şeklinde atılmasından sorumlu oluyor. Böbrekler, aynı zamanda kan basıncının düzenlenmesinde, yeni kırmızı kan hücrelerinin yapılmasında ve kemiklerin sağlığında önemli bir görev üstleniyor.

Kaç çeşit böbrek iltihabı var?

Böbrek iltihabi olarak bilinen nefritin görülme nedenleri ikiye ayrılıyor:

1. Mikrobik olmayan nefritler: Böbreğin mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları da ikiye ayrılıyor.

• Glomerülonefrit

• Tübüler nefrit (Tübülointerstisiyel nefrit)

2. Mikrobik nefritler (piyelonefrit): Piyelonefritin diğer bir ismi de üst idrar yolu enfeksiyonudur.

Ülkemizde kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri nelerdir?

Türkiye’de kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden biri “Glomerülonefrit” tir. Bu iltihabın, belirti ve bulguları hastalığın tipine göre değişiyor. Bu nedenle hastanın muayene edilmesi, kanda üre ve kreatinin bakılması ve basit idrar incelemesi yapılması gerekiyor. Bu hastalığın başlıca belirtilerini ise şunlar oluşturuyor:

• El, ayak ve göz kapaklarında şişme.

• İdrar renginde koyulaşma (idrar çay rengini alabilir).

• Köpüklü idrar yapma ve yüksek tansiyon.

• İdrar incelemesinde kanama ve protein kaybı.

• Glomerülonefrite yol açan neden genellikle saptanamıyor. Bu nedenle tipini anlamak için böbrekten mikroskopik inceleme için parça alınması gerekiyor. Bu işlem günümüzde ultrason eşliğinde rahatlıkla yapılabiliyor. Birçok hastanın böbrek biyopsisi denince aklına kanser geliyor. Ancak böbrek biyopsisinin amacı kanser aramak değil, bu hastalığın tipini anlamak.

Nelere yol açıyor?

Hastanın hiçbir şikâyeti olmayabileceği gibi ileri böbrek yetmezliği de olabiliyor.

1. İdrar incelemesinde anormallikler: Hastada hiçbir belirti ve bulgu olmuyor. Başka bir nedenle doktora giden hastaya yapılan idrar incelemesinde kanama veya protein kaybı saptanıyor.

2. Nefrotik sendrom: İdrarla günde 3 – 3.5 gramdan fazla protein kaybı oluyor. Hastanın el, ayak, yüz ve diğer bölgelerinde üzerine basınca iz bırakan şişlikler görülüyor. Ayrıca kanda albümin seviyesi düşüyor, kolesterol düzeyi artıyor.

3. Ani başlayan glomerülonefrit: Bu hastalarda ön plandaki sorunlar idrarda kanama, yüksek tansiyon ve vücutta sıvı birikmesi oluyor. Çocuklarda streptokok infeksiyonlarını takiben gelişen nefritlerin çoğu bu gruba giriyor.

4. Kronik glomerülonefrit: Bu hastalarda idrarla kanama, protein kaybı, yüksek tansiyon ve şişlik ortaya çıkıyor. Hastalık uzun süreli oluyor.

5. Hızlı ilerleyen nefrit: Kısa sürede böbrek yetmezliği gelişiyor ve hasta diyaliz tedavisine ihtiyaç duyuyor.

Tedavisi nasıl yapılıyor?

Böbrek biyopsisinin sonucu ve hastada mevcut olan sorunlara göre tedavi planlanıyor. Sadece çocuklarda, eğer nefrotik sendrom varsa önce tedavi verilip, daha sonra gerekirse böbrek biyopsisi yapılabiliyor. Tedavinin kesinlikle uzman hekim, tercihen nefroloji uzmanı denetiminde olması gerekiyor. Tedavide başarısızlık kalıcı böbrek yetmezliğine yol açabiliyor ve hasta sürekli diyaliz tedavisine veya böbrek nakline ihtiyaç duyabiliyor.

 Tübüler nefrit nasıl oluşuyor?

Tübüler nefrit, genellikle ağrı kesici ve antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımı sonucunda gelişiyor, idrar yeterince konsantre edilemediği için vücudun zehir yükü tam atılamıyor. İdrarda protein kaçağı çok şiddetli olmuyor. Sıklıkla kronik böbrek yetmezliğine ilerliyor. Tanıda böbrek biyopsisi yardımcı oluyor. Tedavide ise hastalığın süresi önem taşıyor. Başlangıç aşamasında ise tedavi edilebiliyor, ancak ileri aşamalarda diyaliz tedavisi veya böbrek nakli gündeme gelebiliyor.

Üst idrar yolu enfeksiyonunun nedeni nedir?

Piyelonefrit (üst idrar yolu enfeksiyonu), mikroplarla oluşuyor. Genellikle alt idrar yollarındaki enfeksiyonların, özellikle kadınlarda sık tekrarlayan mesane iltihaplarında enfeksiyonun yukarı doğru yayılmasıyla gelişiyor. Ayrıca kum döken ve taş düşüren kişilerin böbreklerinde de piyelonefrit kolaylıkla ortaya çıkabiliyor. Tanıda yüksek ateş ve ağrılı idrar yol gösterici oluyor. Tedavide mutlaka hastanın hastaneye yatırılması ve damardan uygun antibiyotik verilmesi gerekiyor.

Doç Dr. Ülkem Yakupoğlu

 

Yorum (0)

Yüzme havuzu üyelerine sağlıklı beslenme seminerleri

Etiketler: , , , , , ,

Yüzme havuzu üyelerine sağlıklı beslenme seminerleri

13 Aralık 2011

Keçiören Etlik Olimpik Yüzme Havuzu‘nda havuz üyelerine ve sporculara sağlıklı beslenme semineri veriliyor.

Etlik Olimpik Yüzme Havuzu‘na spor yapmak için gelen üyelere Diyetisyen Aynur Altınsoy tarafından verilen seminerlerde ‘sağlıklı yaşam için doğru beslenme yöntemleri‘ anlatılıyor. Her hafta farklı cepheleriyle ele alınan doğru beslenme yöntemleri özellikle spor yapan üyeler büyük ilgi gösteriyor. Etlik Olimpik Yüzme Havuzu üyeleri “Spor yapan kişilerin beslenmesinde dikkat etmesi gereken noktalar” ve “Sporcuların kendileri için oluşturması gereken diyet programları” konularını dikkatle takip ediyor. Yoğun bir katılımla gerçekleşen seminerler 15, 22 ve 29 Aralık ile 5 Ocak tarihlerinde saat 14:00-16:00 arasında gerçekleştirilecek. CİHAN

Yorum (0)

Ayaş Belediyesi’nden ücretsiz sağlık taraması

Etiketler: , , , ,

Ayaş Belediyesi’nden ücretsiz sağlık taraması

13 Temmuz 2011

Ayaş Belediyesi ve Özel Hasvak (Türkiye Hastanelere ve Hastalara Yardım Vakfı) Tıp Merkezi işbirliğiyle gerçekleşen sağlık taramasında Sinanlı Mahallesinde ve Çanıllı mahallesinde vatandaşlar sağlık kontrolünden geçirildi. Varis, kardiyoloji, EKG, tansiyon konusunda uzman doktor ve ekibi tarafından gerçekleştirilen ücretsiz sağlık taramasına çok sayıda vatandaş ilgi gösterdi.

Vatandaşların sağlığına büyük önem verdiklerini belirten Başkan Başkaraağaç: “Bundan öncede Ayaş halkına göz taraması yaptık. Amacımız, vatandaşımıza sağlık konusunda da her türlü hizmeti verebilmek. Bunun gayreti içerisindeyiz. Her alanda olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de Ayaş’ımıza durmaksızın hizmetlerimiz devam edecek. Belediyeden yapılan anonslarımızla çok sayıda vatandaşımız muayene oldu. Sadece Sinanlı ,Çanıllı mahallemizde değil Ayaş Merkezde ve diğer Köy ile mahallelerimiz de periyodik olarak düzenli bir şekilde sağlık taramasına devam edeceğiz. Ayaş halkına hizmetin en iyisini vermek için çalışıyoruz. Ayaş hizmetin en iyisine layık. Bu nedenle sosyal amaçlı yaptığımız hizmetler halkın ihtiyaçları doğrultusunda devam edecek” dedi.

Kontrol sonrasında rahatsızlıkları tespit edilen vatandaşlar Belediye tarafından ücretsiz olarak Özel Hasvak Tıp Merkezi’ne götürülerek tedavileri yapıldı.

 

Yorum (1)

Mamak’ta meme kanseri taraması

Etiketler: , , , ,

Mamak’ta meme kanseri taraması

11 Haziran 2011

Mamak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ve Demkar Medikal işbirliği ile düzenlenen meme kanseri taramasına Mamaklı bayanlar yoğun ilgi gösterdi. Mamaklı kadınlar insan sağlığına verdikleri önemden dolayı Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül ve Belediye Sağlık çalışanlarına teşekkür ettiler.

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan Meme Kanseri taraması Mamak Belediyesi tarafından ücretsiz olarak yapıldı. Muayene öncesi Mamak Belediyesi 18 Mart Eğitim Salonu’nda Mamaklı kadınlara meme kanseri konulu konferans verildi.

Kadınların yoğun ilgi gösterdiği sağlık taramasında, merak edilen sorular Prof.Dr. Selma Tükel tarafından cevaplandı. Meme Kanseri ile ilgili geniş kapsamlı bilgilerin verildiği konferansta Tükel, teşhis ve tedavi yöntemlerini Mamaklı hanımlara bütün ayrıntılarıyla anlattı. Konferansa katılan bayanlara bilgilendirme amaçlı el broşürü dağıtıldı. Devamını oku…

Yorum (0)

Doğumevinde bebeklere kamera

Etiketler: , , ,

Doğumevinde bebeklere kamera

11 Nisan 2011

Zekai Tahir Çocuk Hastanesi’nde bebeklerin bulunduğu odalar 30 kamera ile izleniyor. Ailelerin de LED televizyonlardan takip edebildiği görüntüler sayesinde, çocuk ölümleri ve hırsızlıkların önüne geçildi.

Türkiye’nin en büyük yeni doğan çocuk ünitesinin bulunduğu Zekai Tahir Çocuk Hastanesi’nde erken doğan çocukların bulunduğu odalar 30 kamera ile izleniyor. Hastane yönetimi sistemle hem çalışanlarını denetleyip hem de ailelere bebeklerini LED televizyonlardan izleme imkanı sunuyor.

Yılda 25 bin doğumun gerçekleştiği, 4 bin çocuğun da tedavi gördüğü Zekai Tahir Çocuk Hastanesi’nde yönetim çocukların kaldığı odalara 30 kamera koyarak şeffaf hale getirdi. Çalışma sayesinde çocuk ölümleri ve hırsızlıklarının önüne geçildi.

Teksas Hastanesi’nden sonra ikinci büyük

Yeni Doğan Ünitesi Klinik Şefi Prof. Dr. Uğur Dilman, uygulamanın Türkiye’de bir ilk olduğunu belirterek, Zekai Tahir Hastanesi’nin batıda uygulanan tedavileri ülkeye getiren bir merkezolmadığını, ürettiği bilgiyi batıya transfer ettiğini söyledi. Hastanelerinin ABD’deki Teksas Hastanesi’nden sonra dünyada ikinci büyük hastane olduğunu ifade eden Dilman şunları söyledi:

“Burası hizmet sunan bir yer değil, bilimsel anlamda üst düzey hizmet sunuluyor. Yoğun bakım ünitesi 10 ayrı üniteden oluşuyor. 150 yataklı bir merkez olmasına rağmen aile merkezli bakım sunan bir merkez. Aile merkezli bakım, bebekle aileyi birbirinden ayırmayan bir yer. Yoğun bakımda olan bebeklere müdahale ediyoruz. O canlı varlığın annesi ve babası var. O bebeğin her birine ihtiyacı var. Aileden başkaları görmek istiyor. Günlük 300 kişi gelmiyor. Anneanne, babaanne, halalar. Dışarıda kurulan LED televizyon sistemi ile ailelerin çocukları rahatça görebilme imkanı var. Aileler bebeklerini oradan görebiliyor. İsminizi bildirdiğinizde kamera bebeğinize fokuslanarak görebiliyorsunuz.

Bebek kaçırılmasına karşı çok güvenli

Çocukların kaldığı odalara koyduğumuz kameralar bir denetim mekanizması. O kameralarda bebeklere yapılan bakımları hissettirmeden denetliyoruz. Enfeksiyon komitemiz o kameralar üzerine yaptığı izlenimlerle bizlere rapor yazabiliyor. Bu hemşire bebeğe iyi bakıyor, o hemşire bebeğe iyi bakamıyor. Biz de o hemşireyi yanımıza alarak neler yapabileceğini söylüyoruz. Ekip bu denetimin yapıldığını biliyor. Bu kameralar ile kendi kendimizi denetleyebiliyoruz. Ünitemizde yaşanmadı ama bebek kaçırma olayları oldu. Bu hastane bebek kaçırma olaylarına karşı güvenlidir.”dedi

Hürriyet

 

Yorum (0)

Doğuma müdahale doğala müdahale

Etiketler: , , , , ,

Doğuma müdahale doğala müdahale

07 Mart 2011

Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları vatandaşlara normal doğumu önerdi. Hastanede düzenlenen panelde son gunlerin en çok konuşulan ve tartışılan “Sezaryen mı Normal doğum mu?” konusu ele alındı.

Panele konuşmacı olarak Başhekim Doç. Dr. Ümit Göktolga, Op. Dr. Önder Ercan, Op. Dr. Oya Aldemir katıldı. Açılış konuşmasını yapan Göktolga, normal dogumun fizyolojik bir olay olduğunu söyleyerek, “Hekim mudahalesi olmasa bile doğum gerçekleşebilir. Doğuma müdahale etmek doğal olana müdahale etmek demektir” dedi.

Yüzde 95’i sürpriz

Ercan ise gebeliğin, son adetin ilk gününden itibaren 280 gün sürdüğünü belirterek, “Ancak tüm gebeliklerin sadece yüzde 5 kadarı beklenen günde sona erer. Gebe kadınların büyük bir kısmı ise beklenen doğum tarihinden yaklaşık bir hafta kadar önce doğum eylemine girer” dedi.

 

Aldemir de son yıllarda, anne adaylarının çoğunda gelişen yanlış kanının, sezaryen ile doğumun daha kolay ve sağlıklı olduğu konusu olduğunu belirtti.

Hürriyet

Yorum (0)




a

Tavsiye Siteler

  • Son Yorumlar

    • Bilgi için teşekkürler. Ankara Akm'deki etkinlik programını yıllık olarak verebilir misiniz?
      Şükrü Kartal | 8 Mayıs 17 | Devamı
    • Ben hatay dörtyoldan mustafa varlı. Ben sizden maddi yardım istemiyorum. 3 tane kız çocuğu okutuyorum(2 lise 1 üniversite). Evim kira…
      mustafa varlı | 27 Mart 17 | Devamı
    • teiekkürler, kaçırdık :)
      tesbih | 5 Mart 17 | Devamı
    • Cilt bakımı ve makaj kursuna kayit yaptırmak için ne zaman başvuru yapabilirim
      Zülfünaz Yücel | 12 Ocak 17 | Devamı
    • ben açık lise okuyorum .1kızım var. 24 yaşındayım çalışmak istiyorum. ama kızımı bırakacak yerim ama kurs almak isterim.
      sema akyol | 16 Kasım 16 | Devamı
    • Merhaba Nevzat ustam. Tesadűf eseri Trt belgesel de kısada olsa hayatını ve yapmış olduğun eserleri gőrme şansım oldu. Çok…
      Şűkrű Topkaya | 4 Eylül 16 | Devamı
    • Giyim kursu için başvuru yapmak istiyorum
      Gülbin ak | 22 Ağustos 16 | Devamı
    • Merhaba kecmekte calismak istiyorum imam hatip lisesi mezunuyum 1997 dogumluyum yardimci olabilirmisniz
      cansu | 26 Temmuz 16 | Devamı
    • arkadaslar ankara da divan kitapevini arıyorum elden satışı varmı çankaya bölgesinde olması lazım kendi evinde saattıgını…
      yunus can | 11 Haziran 16 | Devamı
    • Voleybol Candır
      Yasin Başkabak | 2 Nisan 16 | Devamı
  • Ankara'da Hava Durumu

    Duyuru Panosu

    SATILIK DOMAINLER
    habermamak.com
    habersincan.com
    haberetimesgut.com

    Bilgi için:
    haber@ankaramiz.com